-

  

Menü
Ana Menü
    Ana Sayfa
    Üye Ol
    Sifremi Unuttun
    Saglik
    Bertadan Fikralar
    Bertali Esnaflarimiz
    Berta Haritasi
    Köyümüz Sairleri
    Gurbetteki Bertalilar
    Okulumuz Web Sayfası
    Bertaca Sözlük
    Doğa Harıkası Akpınar
    Dağlarımız Ve Turizm
    Bertalıların Düğünleri
    Tarihi Yerlerimiz
    Yaylalarımız
    Berta Hakkında Bilgiler
    Berta Mutfağı
    Camilerimiz
    Köy Yaşantısı
    Tarım ve Hayvancılık
    Derneklerimiz
    Berta Tarihi
    Ürünlerimiz
    Artvin Tarihi
    Yerel Haberler
    Ana Yurdumuz
    Okulumuz

Moduller
    Resimler
    Hava Durumu
    Ilanlar
    Kadromuz
    Baglantilar
    Mp3
    Oyunlar
    Videolar
    Sohbet Et
    Son Değişiklikler
    Ziyaretçi Defteri
 
Anket
Sizce Muhtarımız Yeterince Çalışıyormu
Çalışıyor (8 %)
Çok Çalışıyor (53 %)
İdare Eder (7 %)
Fikrim Yok (4 %)
Çalışmıyor (26 %)
273 - Katılım
 
siteyasi
Sitemiz 7 Yıl -6 Ay 2 Gün -10 Saattir Hizmete kesintisiz devam etmektedir!
 
İyiki Doğdunuz

Bugün Doğan yok!
 
HERŞEYI SANA BORÇLUYUZ ATAM
  Yazılar || KÜLTÜRÜ VE DERNEK HABERLERİ
   HERŞEYI SANA BORÇLUYUZ ATAM

BIR TURK GENCININ ATA'YA HITABESI

Sevgili Atam!
Sana bu hitabeyi 25yasina girmis, Gelecek guzel gunlerden coktan umut kesmis, Temel egitimini tamamlamis, Ve ancak simdilerde seni taniyabilmeye
baslayan, Turk istikbalinin evlatlarindan biri olarak yaziyorum.

Seni ilk gordugum gunu dun gibi hatirlarim.
Ilkokul birdim. Miniciktim.
Elimde beslenme cantam, onlugumun cebinde annemin sevgisi,
sinifimda bilim ogrenecektim.
Karatahtanin dort parmak uzerine ortalanmis cercevenin icinden bana bakiyordun..
Bakislarin keskindi.
ABC'den sonra ilk ogrendigimdin; Gazi Mustafa Kemal'din.
Cocuktum...
Bana, bize, tum dunya cocuklarina bayram armagan etmistin.
Armaganini, uygun adim sol-sag-sol Sol-sag-sol Kutladik...
Kacimizin ayagi su toplamisti, kacimiz bayilmistik...
Biz bayramlarda aglayan cocuklardik.

(Ne zaman salincakta sallanan fotografini gorsem, gecen 23Nisan'lara yanarim.)

Ortaokul ve lisede hep seni anlattilar bana...
Dunyaya ancak yuz yilda bir gelen dahiydin...
Sahin bakislarin vardi, hurriyete asIktin...
En azili dusmanlarina karsi bile merhametliydin,
Ama savas meydanlarinda karsinda kimse duramazdi.
Aslandin, kaplandin, kartaldin, panterdin...
Ozgur geleceklere acilan pencereydin.

Sozun ozu benim sevgili atam;
Kodumu oturtan milli egiticiler boyle anlatmislardi.
Beni milli bir sekilde egitenler, Failatun, failatun, failatun, failun olcu sistemini, Niagara Selalesi'nin yukseklik ve debisini, Yes, it is a pensil demesini,
Deli Ibrahim'in kupesini, Bir bir kafama yerlestirdiler de;
Bana senin insan yonunu anlatmadilar.
Sigara tiryakisi oldugunu, Raki ictigini,
AsIk oldugunu, Evlendigini, Bosandigini,
Kim bilir kac geceler Savas meydanlarinda cesetlere bakip,Icin icin agladigini,
Ozlemlerini, hasretlerini,
Gelecegi kazanmaya dair fikirlerini, Anlatmadilar.

Bana, bize, tum dunya genclerine Bayram armagan etmistin.
Armaganini, uygun adim sol-sag-sol sol-sag-sol Kutladik...

Kacimizin ayagi su toplamisti.
Kacimiz kicina yedigi sopa yuzunden altina isemisti.
Biz bayramlarda bunalan genclerdik.

( Ne zaman baloda smokinli fotografini gorsem, gecen 19 Mayis'lara yanarim.)

Bir yandan;
Heykellerini diktik,
Daga-tasa siluetlerini cizdik,
Her kitaba, her yaziya Mutlaka senden alintilar yerlestirdik.

Bir yandan;
Her isin kolayina kactik, Ticarette kazik attik, Uretim yerine kopyaladik, Bilimadamlarini sindirdik, Aydinlari yargiladik,
Yoktan yere nice vatan hainleri urettik, Coktan yere nice amacsiz gencler yetistirdik.

Zeki, cevik ve ayni zamanda duzenciydik.
Egitimi siyasete kurban verdik, Ekonomiyi siyasete kurban verdik, Aydinlik olmasi gereken gelecekleri Siyasete kurban verdik.

Varligimiz siyasi emellere armagan oldu...

Benim biricik Atam;
Biz Demokles'in kilicini sapindan degil Keskin yanindan tutmayi marifet bildik.
Sozun ozu sevgili Atam Senin ruhunu gidim gidim ictik, Tukettik...

Tukettik...
Tukettik...

Dedemden babama, babamdan bana Politikaci tabiriyle "enkaz devralmis" bulunmaktayiz.
Bu gidisle biz, cocuklarimiza devredecek Enkaz bile bulamayacagiz...

Turk'tuk, dogruyduk, caliskanligimiz supheli;
Birinci vazifemiz; Turk istiklalini ve Turk Cumhuriyeti'ni Ilelebet muhafaza ve mudafaa etmek, Ulkumuz; Yukselmek, ileri gitmekti...

Uzun bir yoldu...
Yorucu ve yipraticiydi...
Adidas'larimiz eskidi, McDonalds'ta mola verdik.
Belki de "Bir Turk dunyaya bedeldir" deyisini Biz "Her Turk dunyaya bedeldir"anladigimiz icin emanetini, 1 milyon bes yuz seksen bin kat
kucultmeyi becerdik...

Verdigin en onemli gorev:
Bu ahval ve seriat icinde dahi vazifem
Turk istiklalini ve cumhuriyetini
Ilelebet muhafaza ve mudafaa etmektir, bilirim.
Muhtac oldugum kudretin,
Sana guvenimde mevcut oldugunu belirtir,
ellerinden hasretle operim...


YER: TURKIYE
YIL: 1938
SAAT: 09.05
ATATURK OLUYOR
ARADAN ONLARCA YIL GECIYOR ATATURK TEKRAR DUNYAYA GELIYOR
YIL: 2006
ATATURK TEKRAR DUNYAYA GELIYOR... DOGRU MECLISE GIDIYOR,
MEMLEKET NASIL
YONETILIYOR GORMEK ICIN,
MECLIS KAPISINDA CUMHURBASKANI, BASBAKAN, DEVLET BAKANLARI
KARSILIYORLAR.
SALONDA EN ONE OTURTUYORLAR VE O GUNKU ULKE SORULARI
TARTISILIYOR... OTURUM
BITIYOR, ATATURK U MECLIS LOKANTASINA GOTURUYORLAR, YEMEKTEN
SONRA OTELE GOTURUP YATIRIYORLAR....

ERTESI SABAH OTELDEN ALMAYA GIDIYORLAR, ATATURK UN ODASI
BOMBOS..!! VE MASANIN UZERINDE BIR KAGIDA YAZILMIS SU SOZLER VAR:
"EFENDILER... BEN ISTANBULA GIDIYORUM, ORDAN BIR VAPURA BINIP TEKRAR SAMSUNA CIKACAGIM.
CUNKU, BU ULKENIN BIR KURTULUS SAVASINA DAHA IHTIYACI VAR..."
BU KADAR ANLAMLI BIRSEY DAHA YOKTUR SANIRIM BU ULKEMIZIN ICIN...

saygılar...

__________________
TÜRK’ün Başını Eğdirmeyen Kahraman

Ben de herkes gibi doğdum ve büyüdüm.Doğuşumda bir ayrılık varsa Türk oluşumdan ibarettir.” Bu sözler mahallede birdir oynayan çocukların kendisini de çağırması üzerine kabul edip, eğilmeyen; “Ben eğilmem. Üstümden böyle atlayabilirseniz atlayın.” Diyen tüm hayatı boyunca da Türk’ün başını eğdirtmeyen ulu önder Atatürk’e aittir.
Evet o hiçbir zaman Türk’ün başını eğdirmemiştir. Bunu da güçlü karakteri, üstlerine bile sözünü geçirmesi, azimli ve kararlı olması, her işini sağlama almaya çalışmasıyla başarmıştır.
Aşağıdaki yazı da Ata’sının doğumunun 125. yıl dönümünde , aynı Ata’sı gibi kalbinde vatanına, milletine, bayrağına ve devletine derin bir sevgi besleyen; Ata’sının yolundan gidip Türk ülküsünün gerçekleşmesi için canla, başla çalışacak gerekirse zamanında bütün atalarının yaptığı gibi canını feda edecek olan bir Türk kızının Ata’sına mektubudu
Ata’m;


Yaklaşık bir asır önce, İstanbul işgal altındayken , bazı İstanbullular Türklüklerinden utanıp uyruklarını değiştirirken , işgalci subayların yakın dostu olmak ayrıcalık sayılırken, Türkler Beyoğlu’nda yapılan Yunan’ın İzmir’i işgali kutlamalarından dolayı utançlarından ve öfkelerinden Beyoğlu’ndan geçemezken, herkesin eli kolu bağlıyken, azınlıklar bizi arkamızdan vururken, önüne gelen devlet kurmaya çalışırken, en milliyetçi aydınlar bile çaresizlikten Amerikan mandasını kurtuluş olarak görmeye başlamışken, Anadolu’da halk perişan, aç-susuzken, halk düşmana karşı kazma kürekle mücadele etmekten yorulmuşken, İngiliz ajanları halkı kışkırtmaya, kandırmaya çalışırlarken sen çıktın tüm dünyanın karşısına.
Tüm dünya asırlardan beri Türk yurdu olan Anadolu’yu paylaşmaya çalışırken, sen
“Dava yıkılmak üzere olan bir imparatorluktan, önce bir Türk devleti çıkarmaktır.” diyerek yeni bir Türk devleti kurdun bu topraklarda.
İstanbul’un işgali başlamadan önce, İngiliz gemilerinin İstanbul’u ateşe tutmak üzere toplarını havaya diktiklerini gören Cafer elini yumruk yapıp filoya doğru sıkmıştı.
“Biz size gösteririz.” Demişti. Kuvay-ı Milliye’nin temeliydi bu yumruk. Sen böyle kararlı bir milletin başına geçmiştin işte.
Mili Mücadele sırasında, yaklaşan İngiliz ve Yunan birliklerine karşı, askerlerine emir veren komutan:
“Topları ateşe hazırlayın, sahte topları da çıkarıp yerleştirin.” diyordu. Sahte toplar ise zifte boyanmış üç uzun soba borusu ve bir çam gövdesinden ibaretti. Sen böyle fakir bir milletin başına geçmiştin işte.

“Ordunun yiyeceğini, giyeceğini, silahını, cephanesini sonuna kadar sağlamak için hepimiz günlük nafakamıza varıncaya kadar bütün varlığımızı fedaya hazırız.”
Duydum ki Kemal’in askeri çıplakmış. Allah şahidimdir üzerimdekinden başka çamaşırım yok. Çoraplarımı getirdim. Şimdi yıkadım temizdir. Aha bunlar da çarıklarım.”
Diyerek varını, yoğunu vatanının kurtuluşu için feda edecek, böyle fedakar bir milletin başına gelmiştin işte.

“15. Tümen’in 38. Alayı’na doğru Yunan birliği harekete geçtiği sırada ağır makineli tüfeklerden biri arıza yapmıştı. İğne mahfazasına bakıldığında iğnenin kırıldığı anlaşılmıştı. Ama bir türlü iğine çıkaracağı bulunamamıştı. Bir yandan da Yunan Birlikleri hızla yaklaşıyordu. Mahfazayı yakalayan Abdurrahman Çavuş; dişleri, dudakları, dili cayır cayır yanarak iğneyi çıkardı, kızgın iğne kovanını dişlerinin arasında çevirerek yeni iğneyi taktı. Çevreye yanık kemik ve et kokusu yayılmıştı. Abdurrahman Çavuş, can acısından ve heyacandan bütün ciğerleriyle bağıra bağıra yakına gelmiş olan Yunan askerlerini biçmeye başlamıştı.”
Sen böyle kahraman bir milletin başına geçmiştin işte.

Ali Fuat Paşa Çiçerin’e söylemiş:

“ ... Ankara-İstanbul arasında ki gizli telgraf haberleşmesini sağlayan telgrafçıların parolası “zafer” dir. Askeri gereçler İstanbul’dan İnebolu’daki askeri birime, gizlice ticari eşya ile sevk edilir. Bu araçların teslim edileceği kapalı adres şöyledir. “Zafer Ticarethanesi-İnebolu”.

Kağnıcı kadınlar yolda doğum yaparlarsa, çocuklarına “Zafer” adını koyarlar. Zafere böylesine inanmış ve bağlanmış bir halkı yenmek mümkün müdür?” Sen böylesine inanmış bir milletin başına geldin işte.
Bu millet önce Allah’a sonra inanmıştı. Ne zamandan beri bir kurtarıcı arıyordu bu millet. O kurtarıcı ise; yüreği vatan, millet aşkıyla yanan sendin.
Önce Allah’a sonra sana inanan; kararlı,fedakar, kahraman millet kurtuldu sonunda. Kendi devletini kurdu bu millet sayende. Devletini kurduktan sonra da sana inandı; sana güvendi. Senin millet aşkına , senin dehana, senin ilkelerine inandı.
Ama o günlerden bu günlere çok şey değişti Ata’m.


Senin milliyetçilik ilken vardı.
“Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır.” Diyordun. Ya şimdi ... Senin Milliyetçiliğine işlerine gelmeyenler ırkçılık diyorlar Ata’m.

Senin halkçılık ilken vardı. Hiçbir sınıfa, zümreye, ya da kesime ayrıcalık tanınamazdı. Ya şimdi ... Parası olan, arkası kuvvetli olan, dış güçlere yakın olan, kendi milli benliğini inkar eden ayrıcalıklı sayılıyor.
Senin devletçilik ilken vardı. Devletin gelişmesi için, devlet güçlü ekonomik temeller üzerine kurulmalıydı. Ya şimdi ... Satıla satıla devletin elinde bir şey kalmadı Ata’m. Devletin malı deniz oldu.
Senin laiklik, cumhuriyetçilik ve inkılapçılık ilkelerin vardı. Herkes kendine göre yorumladı bu ilkeleri. Birbirinden farklı bir çok tanım dolayısıyla da anlaşmazlıklar çıktı ortaya.
Atatürkçülük vardı. Senin fikirlerini, düşüncelerini tam olarak anlamayan kişiler Atatürkçülüğün arkasına sığınmaya başladı. Atatürkçülüğün içi boşaltıldı. Kurunun yanında yaş da yandı.
Kültürümüz, dilimiz yavaş yavaş bozulmaya başladı. Aydınlarımızın bazıları Türk ve Atatürk düşmanlığını bir beceri saydı. Aynı Osmanlı’nın son zamanındaki Ali Kemaller gibi.
Bütün bunlar yetmedi İstiklal Marşı’mızda ki
“kahraman ırkıma” kelimelerinin marşımızdan çıkarılması istendi, Türklüğe hakeret edildi. Kurtuluş Savaşı’nda bile yaralı düşman askerleriyle kendi ekmeğini paylaşan bir millete “soykırım” iftirası atıldı.

Ama senin kemiklerin sızlamasın Ata’m. Merak etme. Arkanda milyonlarca
“Biz doğrudan doğruya milletperveriz ve Türk Milliyetçisiyiz.” Sözüne inanan genç var. Arkanda biz varız Ata’m. Senin ve bütün şehitlerinizin emaneti olan bu eşsiz vatanı kimseye kaptırmayacağız, senin başını asla eğdirtmediğin bu kahraman ve yüce Türk Milletinin başını biz de eğdirtmeyeceğiz. Bayrağımız kıyamete kadar en yükseklerde dalgalanacak inşallah. Müspet tüm alanlarda milletimizin ve devletimizin adı duyulacak. Ahlaklı, faziletli, üstün karakterli nesiller yetiştireceğiz.


[ Yazan : Murat24 | Tarih: 10.11.2009 | Okunma : 262 ]
         Oy : 0-Puan : 0


 

Son 5 Yorum

Henüz Yorum Yazılmamış.
Siz bir tane yazın..



Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular (Smile'ler)
 

Üyelik
Kullanıcı : 
Şifre : 
Güvenlik : 236699             
Güvenlik : 
Hatırla :   Gizli : 

  
 
Yerel reklam
EnTor Mobilya Ve İnşaat Emlak
EnTor Mobilya Ve İnşaat Emlak
Adres:
Tel: Enver Torun Cep: 05366869391 Cengiz Torun:05372646774 Atilla Torun: 05319508170


MISIRLIOĞULLARI GRUBU
Mısırlıoğulları Grubu Ağır Sanayı Elektrik Enerji Sistemleri Genel Müdür Araştırmacı Yazar Elektrik Muh. Sedat Mısır
Adres: Orta Mah. Tiryaki Hasan Paşa Cad. No:14 Soğanlık- Kartal/İstanbul
Tel: 0216 4529720 Gsm:05327139256


ŞEYHOĞLU
Bursa Bertalılar Dernek Başkanı Ali Kılıçel Şeyhoğlu Şirketi Şantiye Şefi
Adres: Karapınar Mah. Ve Cd. 121 BURSA
Tel: 02243318748-49 05322359551


Kader Çeyiz Perde
EVİNİZ İÇİN Mutfak Perdeleri, Salon Perdeleri, Yatak Oda Perdeleri, Çocuk Oda Perdeleri, Katlama Mekanizmaları, Stor Güneşlikler, Stor Perdeler, Ahşap Rustik Perdeler, Yatak Örtüleri. İŞYERİNİZ İÇİN Karartma Perdeler, PVC-Dikey Perdeler, Jaluzi(Metal) Perdeler, Jaluzi(Ahşam) Perdeler, Ahşap Store Perdeler, Klasik Keten Perdeler.
Adres: Çarşı Mah. Cumhuriyet Cad. Artvin
Tel: 04662123722


ÖZ-GÜN İLETİŞİM
ÖZ-GÜN İLETİŞİM TAMİR VE BAKIM SERVİSİ. DETAYLI BİLGİ İÇİN YAZILAR BÖLÜMÜNDE BERTALI ESNAFLARIMIZ LİNKİNE TIKLAYIN
Adres: Örnek Mah. 35. Cad 68/C Üsküdar – İstanbul
Tel: 02164709990


ÖZBUZ SOĞUTMA SİSTEMLERİ
info@ozbuz.com.tr www.ozbuz.com.tr DETAYLI BİLGİ İÇİN YAZILAR BÖLÜMÜNDE BERTALI ESNAFLARIMIZ LİNKİNE TIKLAYIN
Adres: Çakmak Mah. Mithatpaşa Cad. No:187/A Ümraniye/İstanbul
Tel: 02163354417-3358197



Adres:
Tel:


 
Takvim
« Nis Mayıs
Pz Sl Çs Cm Ct Pa
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
Tarihte 22 Mayıs günü 0 olay var, Detaylar..
 
Resimlerden
Galeriden seçmeler..
Resim Gönder

Ankaradaki Bertalılar
 
İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : TAVSANOGLU
Bugün : 0
Dün : 1
Onay bekleyen : 1
- Engelliler : 0
- Kayıtlı üye : 1259

Aktif Üyeler
 Aktif üye yok..
Sitede aktif
Üye : 0
Misafir : 12
Toplam : 12
Rekor : 298 kişi 16.12.2010
IP No : 38.107.179.224
Site sayacı
Bugün Tekil : 14
Bugün Çoğul : 14
Bugün Toplam : 28
----------------
Dün Tekil : 179
Dün Çoğul : 200
Dün Toplam : 379
----------------
Genel Tekil : 682242
Genel Çoğul : 825624
Genel Toplam : 1484379
 
2005 © Copyright Bertali.Com
Website motorumuz © 2007 AspSitem Bertali.Com
Bu sayfa: 0,58 saniyede yorumlandı.