Hakikati Arayan Yolcuların Yolu
Hakikat sadece bizim bildiklerimiz,gördüklerimiz,duyduklarımız,hissettiklerimiz değildir. Hakikat sadece bazılarının gördüğü,duyduğu ve hissettiği de değildir.Hakikat herkes tarafından bilinmeyi,görülmeyi,duyulmayı ve hissedilmeyi bekleyen gizli bir hazinedir.
Hakikat sadece bizim bildiğimiz,gördüğümüz,duyduğumuz ve varlığını hissettiğimiz yerde değildir.Hakikat sadece bazılarının bildiği,gördüğü,duyduğu ve varlığını hissettiğimiz yerde de değildir.
Hakikat ne sadece bizlerin ne de sadece bazılarının bildiği,gördüğü,duyduğu ve hissettiği yerdedir.
Hakikat herkesin kalbinin derinliklerindedir.
Hakikat sadece bilmeyle,sadece görmeyle,sadece duymayla,sadece hissetmeyle bulunmaz.Hakikat, hem bilmeyle,hem görmeyle,hem duymayla hem hissetmeyle hem de kalpten beyine kurulan köprüyle bulunur.Kalp hisseder akıl anlar.Kalp bulur akıl bilir.Anlamak için hissetmek;bulmak için bilmek;bilmek için yanmak;yanmak için de” bir yakan” gereklidir.
Bu yolun yolcuları yanmaya gönüllüdürler.Buradaki yanma ne odunun ateşi yakmasındaki “yanma”dır; ne de Kerem’in Aslı için yanmasında ki yanmadır.
Bu yanmayı ancak; “ bilinmeyi murad eden hazineyi” bulmak için yola koyulanlar bilir…
Onlar gerçek hazinenin ne olduğunu,nerede olduğunu çok iyi bilen;kaybettiklerini yine kaybettikleri yerde arayan yolculardır.
Yaşamında bir şeyleri bulmak ve bilmek mutluluğuna erişmek istersen, bir süre bir şeylerden ayrılacak ve onu unutacaksın ki onu bulma ve bilme tutkusu yüreğine yerleşsin…
Sevdiğini, ne kadar çok sevdiğini anlamak istiyorsan onunla arana mesafeler girdiğinde ;eğer ayrılık acısı ve onu bulma arzusu yüreğine bir kor gibi düşmüyorsa bil ki kendi kendini kandırmaktasın…
Bilmek istediğin şeyi ne kadar çok istediğini anlamak istiyorsan,ondan biraz uzaklaştığında,umutsuzluğa düştüğünde,vazgeçmek istediğinde eğer attığın her adımda aldığın verdiğin her nefeste,baktığın her yerde onu hissedemiyorsan yine kendini kandırıyorsun demektir..
Kana kana su içmek arzusundaysan çok tuzlu ve çok tatlı yiyecekler yiyerek bu arzuna kısa sürede ulaşabilirsin.Ancak bu günlerce susuz kaldıktan sonra içtiğin suyun tadını asla vermez…
Bazı yaralarını ilaç tozuyla da sarabilirsin,sabır tozuyla da…İlaç tozuyla sarmayı adet haline getirirsen hemen iyileşirsin ancak her an ilaç tozunu bulamayabilirsin.Yaranı sabır tuzuyla sararsan acıyla yaşamayı öğrenirsin . Sabır tuzu her an yanı başında olduğu için onu aramana gerek olmaz.Böylece bir süre sonra artık acıyı hissetmezsin…Bir çok şeyden acı duymazsın…
Bu yolun yolcuları bilmek için yanmaya;kana kana su içmek için günlerce susuz kalmaya; yaralarını sabır tuzuyla sarmaya gönüllüdürler…
Bu yolun yolcuları yüreklerine hem ayrılık acısını hem vuslat arzusunu hem de bilme,bulma anlama,hissetme arzusunu,aşkını,tutkusunu iyice yerleştirmişlerdir.
Bu yolun yolcuları eğer bu yolda samimi iseler,kendilerini ve başkalarını kandırmıyorsalar sonunda mutlaka aradıkları hazineye ulaşırlar…
Gerçek hazinenin ne olduğu yazının başlığındaki kelimelerin ilk harfleri yan yana yazılırsa anlaşılacaktır.Ne mutlu bu hazineye ulaşanlara...
Ha unutmadan duyuralım; Bu hazineye ulaşmak için bir yolcu kervanı daha hazırlıklarına başladı katılmak isteyenler;gerçek hazineyi bulup da kurtulmak isteyenler başka hiçbir amaç gütmeden samimiyetle, tutkuyla hedefine yürümek isteyenler ;
Söylemleriyle eylemleri çelişmeyen;
içi farklı dışı farklı olmayan,
zorluklardan,imkansızlıklardan şikayet etmeyen,
ne için yaşadığını çok iyi bilen,
bu yoldaki yolcuların hepsini kardeş bilip seven,
üzerine düşen vazifeyi layıkıyla yerine getirmeye çalışan herkes bu yolcu kervanına katılabilir..
Bu kervana katılmayı düşünenler bilsinler ki bu yolda başkalarını küçük görmek yok,kendini büyük görmek yok, insanlar tebrik etsinler diye iş yapmak yok,birinin yaptığını çekememezlik yok,dedikodu yok,bozgunculuk yok,yalan yok,iftira-isnat yok,bıkmak-usanmak yok,tembellik yok,kin yok,nefret yok,aşırılık yok,yetersizlik yok,haksızlık yok.Gerçek dostluk ,gerçek kardeşlik ,gerçek barış,gerçek huzur ,gerçek mutluluk var.
Şu ana kadar hayatında kötülük adına kim her ne yaptıysa yapsın bunları bu yolcular arasına girerken bırakacak.
Hayatı boyunca hemen her konuda bir sürü planları olup da bir türlü hayata geçiremeyenler; haksızlığa uğrayıp mağdur olanlar, haksızlığı görüp de elinden bir şey gelmediği için kahrolanlar,en yakınından en uzağına kadar bütün sevdiklerinin an ve an uçuruma sürüklendiklerini gördükleri halde bir şeyler yapamayanlar,bütün hayatlarını kendi menfaatleri üzerine inşa edenlerle zoraki aynı ortamı paylaşanlar, her şeyin menfaat üzerine kurulduğu bu ortamda gerçek dostluğu,kardeşliği isteyenler,zamanını boşa harcamak istemeyenler, her gün biraz daha yaklaştığı kaçınılmaz sona doğru giderken arkasından kendini hatırlayacak birilerinin ve kendisini hatırlatacak hiçbir eserinin olmadığını düşünüp üzülenler…Şimdi içinde bulunduğunuz bütün bu halleri bir kenara bırakın ve bu kervana katılın…Yeniden başlayın…Şimdi başlayın…
24.07.2007 OSMAN ÜSTÜN