BENİM KÖYÜM BÖYLE İDİ BİR ZAMAN
Taa nereden nerye geldi bu dünya,
Düşün sene neler idik bir zaman.
Komşu komşusunu sever sayardı,
Bulanmayan sular idik bir zaman.
Noldu kardeşim, köylere noldu,
Kırsallar boşaldı , şehirler doldu.
Bağımız – bahçemiz tarümar oldu,
Fırsat bulur gideridik her zaman.
Pilek, kazan ocağının başında,
Aşçı idi nenem, seksen yaşında.
Lezzet vardı, ekmeğinde aşında,
Karnımızı doyururduk bir zaman
Zubun paça giyar idi kadınlar,
Sanarsın ki, cennetteki hüriler.
Kara kovan bal yapardı arılar,
Tekne tekne böler idik bir zaman.
Parali kokola gelin başında,
Gözler kamaşırdı her bakışında.
Peştamal – kuşak, işlug üstünde,
Hiç solmayan güller idik bir zaman
Ak sakallı , sarıklıydı dedeler,
Şal şohalı, kabalaklı seyitler,
İri yarı aslan gibi yiğitler,
Dağlar bile deler idik bir zaman.
O sevda ki, çay bağlasan sönmezdi,
Kot pantolon, saç boyama olmazdı,
Severdi de hiç kimseye demezdi,
Gizli gizli söyleşirdik bir zaman.
Düğün bayram neşe ile olurdu,
Tüm insanlar toplanırdı , gelirdi,
Pehlivanlar er meydanı kurardı,
Güreş tutar, elleşirdik bir zaman.
Cumaya gidenden haber sorardık,
Tebligatı muhtarlardan duyardık,
İttifaka harfi harfi uyardık,
Ayrılmayan yollar idik bir zaman.
Üç inekle elli keçi sağini,
Kaymak , kuymak kutu dolu yağını,
Yoğurt yerdik, badyaların dibini,
Parmak ile siler idik bir zaman.
Bereketli lazut, lobyo olurdu,
Anbarlarda gal yapardık, dururdu,
Patatesin biri kilo gelirdi,
Toprak eşer kuyulardık bir zaman.
Çarık giyer çeker idik sirimi,
Okka – batman tartar idi varımı,
Pangonotla- manat olan paramı,
Portmallara koyar idik bir zaman.
Kidivana un koyardık dururdu,
Sapenelin iki gözü olurdu,
Musandara yatakların yeriydi,
Satmallarda yatar idik bir zaman.
Tereklere badya – sahan dizerdik,
Sakozaya kaşıkları koyardık,
Sasveleden guşa sütü süzerdik,
Koloppaya böleridik bir zaman.
Gemi tahta ile harman döverdik,
Kertuhele has çubuğu bükerdik,
Şadralardık rüzgarlara verirdik,
Yaba ile sallar idik bir zaman.
Şira, cibra sakapura konurdu,
Teştilerde kaynar kaynar gelirdi,
Dut tatlısı baldan iyi olurdu,
Güveçlere doldururduk bir zaman.
Biçer döver, traktörü bilmezdik,
Çift – boyunduruk , kara saban sürerdik,
Kohlar yapar, yabaniyi beklerdik,
Tarlalarda haylar idik bir zaman.
Öldürseler sözümüzden dönmezdik,
Haram diye hiçbir şeyi yemezdik,
Caz müziği- arabeski bilmezdik,
Divan sazda teller idik bir zaman.
Davul zurna yaridağlar yapardık,
Düze iner horonları teperdik,
Aşka gelir naarayı atardık,
Dalga dalga sesler idik bir zaman.
Tekstil fabrikasıydı bizim kuyumuz,
Tarak , düfe seslerini duyunuz,
Ayahçayı kucilardan sorunuz,
Mançukları sarar idik bir zaman.
Kapçan- pahraç, harşo yahni tadından,
Lenger yapar keçi eti budundan,
Tere yağı pic ineğin sütünden,
Torbalarda lorlaridik bir zaman.
Hile – yalan yoktu bizim insanda,
Peyke vardı, yatmak yoktu divanda,
Sac bilmezdik bedevrayı ormanda,
Harga eder kuruturduk bir zaman.
Degirmana güda ile giderdik,
Önce koda- sifonuna bakardık,
Lazutları himiruna dökerdik,
Harolarda unlaridik bir zaman.
Yola revan olup heybeyi aldık,
Eski mazilere pek derin daldık,
Hormon icat oldu belayı bulduk,
Saf ve temiz köyler idik bir zaman.
Küçük sever, büyüklere var hürmet,
Anarşısız , çetelersiz bir devlet,
Bir ağacın gövdesiydi bu millet,
Bölünmeyen dallar idik bir zaman.
Kahap ekmek, lor davarcık sırtında,
Çoban, kaval çalar kuzu peşinde,
Yaşam tarzı KUL MEHMEDİN köyünde,
İşte böyle hallar idik bir zaman.
KUL MEHMET BADUR
09.03.2008