Aşık Yanarı 1985 yılı içinde Bikinala Yaylasında mal çobanı durur ve bu senede çok kuraklık olur Hiç yağmur yağmaz Aşık Yanarı ise darda kalıp şu deyişlerle b olayı dile getirir:
Davarlar ne yapsın mallar ne yapsın
Kurudu kavruldu otu dağların
Gün geçtikçe acayip bastırdı sıcak
Gece gündüz solar iti dağların
Dostlarım bakını bu böyle ne oldu
Ormanlar tepeler sarardı soldu
Danalı inekler soğuldu kaldı
Vallahi kurudu sütü dağların
Sıcaktan her taraf kavruldu yandı
Çok konuştuk ne de kimse inandı
Zavallı hayvanlar kemiğe döndü
Eridi tükendi eti dağların
Böyle olmaz kırılır hayvanlar toptan
Tenimiz kurumuş haki türaptan
Boğulduk vallahi tozdan topraktan
Üstümüze toplandı piresi biti dağların
Zavallı malların halleri ne olsun
Dilerim birkaç gün çabucak gelsin
Bir daha çoban durmam tövbeler olsun
Acayip durumu kötü dağların
Çobanların hiç halleri sorulmaz
Dostlarım vallahi burada durulmaz
Çobanlara hiçbir meyve verilmez
Soç kakası oldu dutu dağların
Mallar zayıf ayakta duramaz
Sahibi de gelir bunu göremez
Bu sene bu dağlar hiç de yaramaz
Asla yapılamaz methi dağların
Hayvanların tozdan sırtı örtülür
Yamaçlarda gezerken tartılır
Beyler vallah buradan kaçan kurtulur
Hiç beş kuruş etmez putu dağların
Çobanlar düşmüştür acayip dara
Dostlarım bulalım buna bir çare
Aşık Yanarı’nın bahtı ezelden kara
Bu sene mi koptu kıtı dağların
Mehmet TABAK