| 101 |
Demurtarak |
Sert yünleri inceltmek için kullanılan demir dişli bir alet |
| 102 |
Dibek |
Ceviz, fındık içi gibi şeyleri ufalamak için kestane veya ceviz ağacından yapılmış içi oyuk bir kab |
| 103 |
Didilmah |
Düşüp hertarafının yaralanması çizilmesi. Aynı zamanda yolmah : Sen beni bilursun senun saçuvi başuvi didarum bah. |
| 104 |
Diğhi-Dramba |
Yıkılmasını önlemek için konulan bi nevi destek: Ola o darabaya diğhi ver yohsa devrilicah bah |
| 105 |
Dirgan |
Uzun sırık : Amma dirgankimin bişe oldi bu çoch göryersun sen |
| 106 |
Dodapal |
Gelin |
| 107 |
Dogmaç |
Sıcak mısır ekmeği ile tereyağının karışımı : Aha şimdi dogmaç olsada yesah ne ey gedar |
| 108 |
Dorbil |
Salya : Senda amma dorbilli bişeysun ya |
| 109 |
Dubaracı |
Üç kagıtçı:Buda dubaranan zengin oldi Allah sorar soğra gorur gununi. |
| 110 |
Dudğuna |
Çok yavaş durgun olma hali : Senda amma dudğuan bişey çihtun çabuh olsana |
| 111 |
Durtlamah |
İtiklemek : Şit beyler nay durtliyersuz önde bayanlar var ezilicah yahun |
| 112 |
Elek |
Un eleme aracı |
| 113 |
Evlek |
Yamaç tarlada yapılan sıralı çukur uzun ark:Yarun evleg çekilicah irğat var sende gelsana. |
| 114 |
Fifina |
Ceviz ağacından yapılmış bir çeşit çalgı |
| 115 |
Fildirik |
Çocukların çaldığ düdük |
| 116 |
Gabanç olmak |
Tepmek-tepilmek: Nassi düştisam dereya gapanç oldim her tarafum didildi |
| 117 |
Gacar olmah |
Bir yere sokuşmak rahatsız etmek : Ola çocuh nay gacar olyesun burda doğri eva bahem |
| 118 |
Gacin olmah |
Uyuyamamak : Siçan darabayi kemirdi acayip gacin oldum |
| 119 |
Gağink etmah |
Yolmak parçalamak: Ola çocuh kafami bozmaki saçlaruvi gağink edarum |
| 120 |
Gahi |
Çok zayif : Haret bişeysun ola iso senda, nerdan buldun bu gahi bişey |
| 121 |
Gançur olmak |
Salıncakta sallanmak |
| 122 |
Gapanç olmak |
Tepilmek : Beni nasi durtladisa harğa gapanç oldum. |
| 123 |
Gapusk |
İp yumağının bir birine karışması : Göryersun şu çocuğun ettuğuni tomari iplari gapusk etti |
| 124 |
Garigolmah |
Hazırlanmak : Bu kadınlarda amma yavaş garigoliyerlar ya |
| 125 |
Gartap |
Su çevirme yeri |
| 126 |
Gasrikolmah |
Titremek : Çok soğukmu var ne gasrik oliyerim |
| 127 |
Gaşlip |
Vucudun et kısmının düşüp soyulması : Eyla bi düştumki bacağım gaşlip olmiş |
| 128 |
Gatihul |
Yemeği tam bitirmemek : O tastaki yemeği bitur gatiğul etma yoksa çirkin kızla evlanursun |
| 129 |
Genduma |
Keşkek : Aha şimdi golli bi keşkek olsada yesah |
| 130 |
Gene |
Hayvanlarda bulunan kan emici bir böcek türü |
| 131 |
Godo |
Bi nevi oturak: Şu godoyi geturda otursun çocuh ayahta kaldi. |
| 132 |
Godor |
Büyük sepet: Amma kuvvetli adamdur buda o godordaki goturduği en az yüz kilo gelur. |
| 133 |
Guatis |
Sarşın : Seni guatis seni eva gel gostarurum sana |
| 134 |
Guda |
Keçi derisinden yapılan kab : Bi guda unum kaldı degirmana gedemda yine un ugudem. |
| 135 |
Gulçiçela |
Bi çeşit armut cinsi : Göryersun hep dibuna getmiş güzelim armutlar |
| 136 |
Gunda |
Kartopu: Gundayi nassi atiysam gozi balona dondi çocuğun. |
| 137 |
Guş |
Ağaçtan yapılmuş derin vede geniş kab : İki guşinan yoğurdum var çalhalanicah. |
| 138 |
Ğalo |
Yabani ot yaprağı |
| 139 |
Ğet |
İri otların gövdesi |
| 140 |
Ğicyan |
Dişlerin yamuk yumuk olması: Su sen konuşma ğicyan seni |
| 141 |
Ğırlamah |
Köpeklerin boğuşmadan önce çıkarmış olduğu sesler |
| 142 |
Ğiryal etmah |
İşkence görürken bağırmak |
| 143 |
Ğulutuna |
Delik |
| 144 |
Ğumpo-çimpo |
Çok islak yer veya çok ıslanmak |
| 145 |
Hacet |
Marangoz aletlari : Oğlum hacetlarumi geturda şu kapiyi bi tağmir edem. |
| 146 |
Haçonun koko |
Kaşar peyniri |
| 147 |
Haran |
Çuvalın büyüğü |
| 148 |
Harbul |
Bi nevi süzgeç |
| 149 |
Harkalat |
Kol sepeti: Ola oğul getta bi harkalat kirezi toplada dağa göturem dua ederaum sana. |
| 150 |
Harmutlamah |
Sıcak suyu ılıtmak : Go kari suyi harmutlada çimah |
| 151 |
Haro |
Anbar içinde tahıl konan bi bölme: Bu kadar lazudi haroya nasi siğduricavuh. |
| 152 |
Harşo |
Patates yemeği |
| 153 |
Hasuta |
Pekmezden yapılan bir yiyecek |
| 154 |
Haşar |
Fasulye sırığı : Oğlum getta biraz daha haşari keski yetmicah |
| 155 |
Havus |
Yosun |
| 156 |
Hebet |
Evet anlamında |
| 157 |
Heçebo |
Ceviz fındık kabuklarına verilen ad |
| 158 |
Heçebo |
Mısır çalası |
| 159 |
Hegva |
Heybe : Bu hegvada ne var acaba kete olmasun içunda |
| 160 |
Hepenk |
Tuzak |
| 161 |
Hesut |
Kinci fesat |
| 162 |
Hevsalmah |
Azıcık bir şeyler atıştırıp yemek : Gel az hevsalahta öyle gedah işa |
| 163 |
Hıraki |
Yemeğin dibinin yanması : Go nay lafa tutiyersun az daha yemeği hiraklaticaydum |
| 164 |
Hisal-Ubedil |
Yılışık işveli : Şu kızlara bahun ammada hisal bişeydurlar |
| 165 |
Hitvi |
Lahana sapının soyulmuş hali : Go hanım bi hitvi soyda yiyem |
| 166 |
Hizak |
Üstüne oturarak kayılan bi araç |
| 167 |
Hoçaper |
Serseri başı boş |
| 168 |
Hom |
Onaylamak anlamında |
| 169 |
Horhomet |
İri yapılı : Horhomet bişey nasil çullandisa adamun ustuna az daha boğiyerdi |
| 170 |
Hoşor |
Mısır ununun çok kalın üğütülmüşü |
| 171 |
Hupsa |
Kara fatma bi nevi böcek : Evida acayip hupsa sarmiş |
| 172 |
İg--Ağişah |
Yünü iplik haline getirmeye yarar : Bu akşam irgat varmiş tufangilda yungi egircaymişlar |
| 173 |
İnce |
Yaşlı kadınların baş örtüsü: Go kari incavi doğri siksana şaçlaru gözüküyor na mehramdur. |
| 174 |
İrğat |
İmece anlamında: |
| 175 |
İribi iribi |
Yan yan gitmek |
| 176 |
İstikan |
Bardak: Şu çocuhta ammada yaramaz ya bahsana istikani düşürüp kırdı. |
| 177 |
İşhan |
Bi tür erik cins : Ola nay yiyesus koruh işhani kaybolun kirarum bacahlaruvuzi |
| 178 |
Kahan |
Tarlayı çapalamak yabani otlardan temizlemek : Go kızlar bugun bizum kahana gelursuz acaba |
| 179 |
Kahap |
Buğday unundan yapılmış ekmek : Oh be güzel tereyağıylada bu sıcah kahap ne gozal gedar |
| 180 |
Kahma |
Çit : Şu bostanın kenaruna çoh kahma lazım |
| 181 |
Kanç |
İnatçı sert sağlam anlamında |
| 182 |
Kançlamah |
Tırmalamah : Çekişiyerka yuzumi kançladi pis herif. |
| 183 |
Kandara |
Mısırları asmak için evin tavanına çakılan sırık |
| 184 |
Kanper |
Hayınlık : Pis herife bah başuma nasilda kanperluğinan taşi vurdisa kafami lelevur etti. |
| 185 |
Kanpur |
Belden bükülmüş olan: Buda hammada yaşlandi co beluna bah kanpurlaşmiş. |
| 186 |
Kantel |
Ağzı buruşturan hurma: Buda hammada kantel bişeymiş ağzumi mahvetti ya. |
| 187 |
Kapçan |
Kazanın ufağıa denilir : O kapçan ufah biraz büyügüni alsaydunya |
| 188 |
Kargana |
Omlet : Sabah kahvaltisunda kargana yeduh |
| 189 |
Katuh |
Ekmekle yenen peynir çeşidi |
| 190 |
Kav |
Çengel çatal ağaç: O la ali kavi geturda şu elmayi topliyah |
| 191 |
Kavlanmah |
Şımarmak kibirlenmek : Şuna bahun arabasi vardiya hammada kavlaniyer |
| 192 |
Kef |
Ayran köpüğü |
| 193 |
Kereç |
Mısır ekmeğinin kabuğu : Sıcah kereç olsada suzmaynan yesam bi |
| 194 |
Kesma |
Kalın kesilmiş pestil çeşidi |
| 195 |
Keş |
Çok sert |
| 196 |
Kete |
İçi ceviz ve şekele dolmuş bi ekmek |
| 197 |
Kibelar |
Merdivenler |
| 198 |
Kidel |
İşaret |
| 199 |
Kikil |
Yeni biten her türlü sebze: Bu hıyarlarda yeni kikillanmiş |
| 200 |
Kikina |
Haşare cinsinden bir nevi böcek oda |