| 301 |
Pepel |
Kelebek |
| 302 |
Peşhun |
Yer sofrası : Bukadar insan bu peşhuna sığmazki yemek yesun |
| 303 |
Peşkir |
Havlı |
| 304 |
Peyke |
Ev içinde oturmak için yapılan oturma yeri |
| 305 |
Pikal |
Düz taş : Bu pikaldanda amma duvar olur ha |
| 306 |
Pilaş puluş |
Ayakkabisi suyla dolu birini yürürken çıkarmış olduğu se : Bu genelde kara lastikle çok daha belirgin olur |
| 307 |
Pilek |
Ekmek pişirme aracı : Bu pilektada pişan ekmegun tadida bi başha oliyer |
| 308 |
Pilla |
Ağaçtan yapılmış ufak çalgı |
| 309 |
Pis |
Ağaçtan akan sıvı madde |
| 310 |
Pisel |
İnsan sidiği : Amma piselli bişeysun senda |
| 311 |
Pisik |
Kedi : Bu pisikta heç bi işa yaramiyer etraf siçan kayniyer |
| 312 |
Portlah |
Büyük gözlü : Amma potlah bişeysun seni goran korhar |
| 313 |
Poshi |
Tırmık: Poshi geturunda otlari tapul edah. |
| 314 |
Poski |
Küflenmiş : Bu lorda amma poskilanmiş |
| 315 |
Potmal |
Cüzdan: Potmalumi çaldurdum bi surida para vardi içunda |
| 316 |
Puça |
İnek yavrusu: Goryersun sen işi zorbekkilun puçalari kurt yemiş gavur oğli gavur. |
| 317 |
Puçeç |
Mısır kabuğu |
| 318 |
Puçuko |
Taze iken kabuğuyla kurutulmuş fasülye: Sirkaylada(sirke) ne gedar puçukonun aşi şimdi. |
| 319 |
Punk |
Bir şeyin düşüpte çıkarmış olduğu ses : Nassi durtladisa beni punkadah düşdum |
| 320 |
Purti |
Eşya giysi anlamında |
| 321 |
Pushal |
Bayat ekmeğin yağlı su ile haşlamak: Aşimdi cadinun pushali olsada yesah neda canum çekti şimdi. |
| 322 |
Pusunak |
Sivri sineğin bi çeşidi: Her terefumi pusunak yedi mah voldum ya. |
| 323 |
Puşhi |
Keçi veya koyun gübresi |
| 324 |
Puşnur |
Aci peynir ( çökelekte denebilir) |
| 325 |
Puthi gibi |
Çok anlamında : Bu kirezda (kiraz) amma puthi gibi vermiş bu sene |
| 326 |
Rabitelli |
Düzgün Ne rabitelli kizdur buda oğluma alsammi acaba. |
| 327 |
Ragvi |
Fareyi tutmaya yarayan bi çeşit tuzak: Ahşam ragvi kurdum şiçan tutumişti çoh büyükti. |
| 328 |
Saberav |
Kalın kesilmiş soyulmuş ağaç :Bacaya sac çahacam saberava ihtiyacum var |
| 329 |
Sabudar |
Tohumluk salatalık |
| 330 |
Sacayah |
Üç ayaklı bir demir parçası , üstünde yemekte pişirilir |
| 331 |
Saçhav |
Bostani sulamaya yaraya bi çeşit kab |
| 332 |
Sakapur |
Ocakta kazanın asıldığı yer |
| 333 |
Sakoza |
Kaşıklık : Ola çocuh sakozadan kaşuği verde yemegi mehlanah da |
| 334 |
Sakri |
Mini sepet |
| 335 |
Sanishel |
Ahır içinde hayvan pisliklerinin toplandığı ince uzun bölme : İnek doğurmiş danası sanishela düşmiş |
| 336 |
Saphora |
Dana ve kuzuların kaldığı bölme |
| 337 |
Saprekel |
Küçük sepet |
| 338 |
Sathul |
Korkulk : Merdali getta tarlaya sathuli asta kargalar korksunda gelmasunlar |
| 339 |
Sazihel |
İplik bükme demiri |
| 340 |
Sazine |
Ot ve neker taşıma aracı (sırtta taşınır) |
| 341 |
Seme |
Akılsız : Sende amma seme bişey çihtun hiç eva heyir vermiyesun |
| 342 |
Siçan |
Fare nin diğer ismi: Bu sene şiçanlar meyvalari mahvetti hepsini kemurmiş birahmişlar. |
| 342 |
Sifet |
Surat: Get aburda ne bed sifetun var geca gorsam korharum. |
| 343 |
Sitil |
Bakırdan yapılmış kurplu bi kab : Bi sitil yoğurdi versam oğluma goturusun |
| 344 |
Soç |
Bi nevi çam çeşidi |
| 345 |
Sodom |
Islanmak ağırlaşmak : Çok yağmur yağdi sodom oldi ustum başum |
| 346 |
Soko |
Mantar : Bu seneda amma mantar var ha |
| 347 |
Sufli |
Pis bakımsız: Amma sufli bi şey çihti bu çocuhta ne olcah hali bilmam. |
| 348 |
Sufli |
Çok pis olan: Na sufli bi çocuh çihti buda ya |
| 349 |
Suvah |
Su arkı: Su taşmiş suahtanda oni bağlamaya gedilicah şimdida. |
| 350 |
Şaşort |
Yaylada kalan kadına verilen ad : Şaşortlara bahun bir araya gelmiş lafliyerlar |
| 351 |
Şaşvi |
Kara kuş : Zuvaya üzüm koydum şaşvi tutulmiş |
| 352 |
Şibak |
Başiboş avare : Goryersun sen şu mehmedun oğlida acayip şibak bişe çihti ( Yanlış yorum olabilir bilen düzeltsin) |
| 352 |
Şirat |
Yayık suyu: Anaaa ne ettun sun bütün şirati tokmiş yerlara kaniçuna ahmicah. |
| 353 |
Şoğurt |
Ağızdan akan salyalar: Pis herif nay ahidiyersun şoğurtlaruvi gette temizla bi ağzuvi. |
| 354 |
Şorahli |
Pis kokulu sidikli anlamında :Puuu ammada şorahli bişeysun kaybol yanumda |
| 355 |
Şot |
Ufak yuvarlak küçük ekmek : Go ana şotlari yağlada sicah sicah bi yiyem |
| 356 |
Takur |
Sakat : Bügün çok uzuldum ya bi takur adami gordum ellari tutmiyerdi |
| 357 |
Tapan |
Sürülmüş tarlayı kesekleden arındırıp düzlelten düz ağır tahta |
| 358 |
Tapul |
Dağınık otları bir yere toplamak :Bu otlari tapul edmah lazum yohsa yağmur yağarsa islanicah. |
| 359 |
Tat |
Kediyi kovalamak için söylenen laf : Tat seni gavroğli seni |
| 360 |
Tata |
Çocuk maması : Goooo melahat çocuh acihmiş ağliyer tatay yapta yedur |
| 361 |
Tatlar |
Kesilmiş çam ağacının uc dalları |
| 362 |
Tatman |
Eldiven: Ellarum çoh uşidi tatmani tahemda isinsun . |
| 363 |
Teheze |
Bozuk olan : Ola senun arabada hamma teheze bişeymiş yaho insan buna para verurda alurmi |
| 364 |
Tekavut |
Emekli: Mehmet amca sen nezaman tekavuta ayrldun heberumuz yoh. |
| 365 |
Tel esmah |
Rahatsızlaşmak : Akşam o kadar karnum ağirdiki sabaha kadar tel estum doktor bey oğul |
| 366 |
Tepur |
Yer sofrasının ufağı |
| 367 |
Terek |
Hem raf anlamında hemde yüksek kayalık anlamında : Yav balogilin inek terektan düşüp olmiş |
| 368 |
Teşti |
Pekmez kaynatılan geniş kazan |
| 369 |
Teyhir Etmah |
Bir işte veya bir yerde rahat durmak |
| 370 |
Tez |
Değenek anlamında : Dun eva kahvedan çoh geç geldum babay tezina dogdi beni |
| 371 |
Tiğap-Ziğap |
Vurmak : Babay kulağumun dibuna nassi tiğap ettisa felegum şaşti |
| 372 |
Tiha |
Kırmızı has bir toprak cinsi :Bu tihadanda ey pilek olur |
| 373 |
Tikavss |
Sertçe vurmak(vurunca sesin çıkması): Kafama nasi vurdiysa tikavss etti |
| 374 |
Tilisim Kurmak |
Bir şeyi tasarlamak buna üçkağıtçılıkta dene bilir |
| 375 |
Tiraçuna |
İsal olmak :Nay yedisam bana tohundi acayip tiraçuna tutti. |
| 376 |
Tirikmel |
Bobrek : Bu geçinun(keçi) tirikmellaruni ben yicam |
| 377 |
Tok |
Ufak küçük ip : Çuval ağzı bağlamak için |
| 378 |
Tomari |
Hep birden: Erkeksaz tek tek gelün ne eyla tomari birdan geliyersus. |
| 379 |
Tonpa atmak |
Takla atmak |
| 380 |
Tonpaça |
Donla gezmek:Getta ustuvi gey ola ne tonpaça geziyersun hamam oğlanlari kimin. |
| 381 |
Tot |
Bunu birçok manada kullanabiliriz Küçük çocuğun eli Avi nun Totlari gibi: Avi gibi Totlarun var ola senunda |
| 381 |
Tunp |
Tarlanın dip yükseltisi : Hızakinan kayiyerkan duramadumda tunbun dibuni boyladum |
| 382 |
Tuthur |
Düt'ün kurutulmuşu |
| 383 |
Udmi |
Yavaş ağır uyuşuk anlamında : Bu çoh udmi bişe bundan adam olmaz yav |
| 384 |
Unahav |
Görmemiş aç gözlü : Allaise nay unahavlaniyersun heçmi bişe gormadun sen ya. |
| 385 |
Ustihana |
Banyo yapma yeri Bu ustihanada ammada tar yav rahat çimamadum. |
| 386 |
Vala |
Gelinlerin başına örtülür |
| 387 |
Vayendar |
Umursamaz ciddiyetsiz: Bu çocuhta amma vayendar çihti heç malları doğri durus otlatmiyer yituricah ya |
| 388 |
Vedro |
Kova : Bi vedro su geturda okuzlara içurah |
| 389 |
Yağniş |
Gözü açık : Şu çocuh ammada yağniş bişe |
| 390 |
Yazma |
Genç kızların baş örtüsü |
| 391 |
Yiş |
Yanaştırmak :Oha yiş kızım |
| 392 |
Yugurmah |
Sallamak : Ola ali şu beşigi yugurda çocuh uyusun da bi işumi taniyem benda. |
| 393 |
Yunka |
Odunun ince kırıntısı : Bu ağaçtanda amma yunka çıhtı yav çuvala koyupta eve goturem ateşi tutuştururuh. |
| 394 |
Zafra etmek |
Kusmak: Araba tutti azdaha zafra edicaydum |
| 395 |
Zar |
Hayvan gübresi taşıma kabı: Bi zar pohi tokti yera göriyersun bu çocuğun ettuğuni. |
| 396 |
Zenne |
Kadın: Bu kadar zenne nera gediyer beyla |
| 397 |
Zibartmah |
Dövmek : Ola çocuh kahveya getma yoksa seni zibardurum bah |
| 398 |
Zibil |
Toz: Her taraf tozlanmiş ey bi temizluğ lazum şimdi. |
| 399 |
Zig zig |
Sincap : Acayip covuzlara(ceviz) zig zig tadanmiş bi tane bırakmadilar ya |
| 400 |
Zir zop |
Hızlıca çok çabuk : Bu adamun yaptuğuna bah ne ayip selam vermadan zir zop yanımdan geçti |
| 401 |
Ziriplanmak |
Kaçmak: Beni gorunca korhidan(korkmak) ziriplanup getti eşşek sipası yahalasam zibardicaydum. |
| 402 |
Zirza |
Kapı sürgüsü : Zirzayi eyca çekta kapi açuh kalmasun |
| 403 |
Zivtlanmah |
Yemek yemek: Amma acihmiş buda iki saattur nay zivtlaniyer geç kalduh ya çabuh olsana kaniçuna ahmicah seni. |
| 404 |
Ziyankar |
Yaramaz sağı solu karıştıran birazda çalan çırpan anlamında: Bu çocuhlarun anasi babasi yohmi çok ziyankar birşeylar. |
| 405 |
Zukan |
Nezle : Çoh uşuttum zukan tutti burnum ahiyer |
| 406 |
Zuva |
Kuşlari yakalamak için yapılan bi nevi tuzak : Zuvaya lazudi koydumki çiğikvi gelsin |